Kurbanını Pişirip Yiyen Bile Var: Canilikleriyle Beynimize Kan Sıçratan Birbirinden Korkunç Katiller

Tarihin birçok döneminde seri katiller insanlara musallat olmuştur. Hem işledikleri cinayetlerle hem de kurdukları komplolarla öğrenenlerin ağzını açık bırakan bu katiller de o dönemin insanlarına adeta kan kusturmuştur. Kurbanını pişirip yiyenden tutun da parçalara ayırıp buzdolabında saklanan ürkütücü katillere gelin beraber bakalım… ?

Kaynak: https://www.newsweek.com/most-notable…

1. Clementine Barnabet (The Voodoo Katili)

Amerikalı katil ve tarikatçı Clementine Barnabet, 1910 civarında ikamet ettiği Louisiana’da 35 kişiyi öldürdüğü tahmin ediliyor. Ancak kaç kişiyi öldürdüğü değil, onları nasıl ve neden öldürdüğü asıl kan donduran nokta! Barnabet, Kurban Kilisesi’nin bir üyesiydi. Gözaltına alındığında kilise rahibelerinin kendisine bir suç işlerse polisin onu takip edememesi için çantalar verdiğini söyledi. Barnabet’e göre ilk cinayet sadece Voodoo büyüsünün işe yarayıp yaramadığını öğrenmekti ve işlediği diğer tüm cinayetler kilise tarafından dikte edildi. Raporlara göre, Barnabet kurbanlarından bazılarını doğramak için balta kullandı ve onu Amerikan tarihindeki ilk balta kullanan katillerden biri haline getirdi.

2. Gary Ridgway (The Green Ridgway Katili)

The Green Ridgway Katili olarak da bilinen Gary Ridgeway, 1980’lerde ve 1990’larda Seattle merkezinde yaşayan seks işçilerini öldürdü! 90’dan fazla kadını öldürdüğünden şüphelenilmesine rağmen sadece 49 cinayetten suçlu bulundu. Ridgeway, seks işçilerine ek olarak reşit olmayan kaçakları ve genç kızları hedef aldı. İddiaya göre cesetleri King County, Washington’un uzak bölgelerine attı ve sonrasında cesetlerle cinsel ilişkiye girmek için o yerlere geri döndü.

3. Charles Davenport (Çılgın Öjenikçi)

Amerikalı öjenikçi Charles Davenport, bilim insanı olarak bazı projelere öncülük yapsa da kendisi o dönemde Amerika’nın en şeytani insanlarından biriydi. Davenport, Amerika’da Anglosakson ve İskandinav Protestan ırkı geliştirmek istiyordu. İstenmeyen etnik grupların göçünün sınırlandırılmasını destekledi. Bunların yanı sıra Davenport, belirli toplulukların kısırlaştırılmasının ve ırklar arası evliliklerin yasaklanmasının alenen destekliyordu. Bu dönemde Davenport, 40 ila 70 bin kişinin ölümüne sebep oldu. Bu bireylerin çoğunluğu beyaz olmayan, okuma yazma bilmeyen ve yoksul insanlardı. O dönemde bu tarz insanları kısırlaştırıldı bile!

4. John Wayne Gacy (Katil Palyaço)

John Wayne Gacy, 1970’li yıllarda yaklaşık olarak 33 erkeğin canına kıydı. Çeşitli çocuk hastanelerinde ve hayırsever etkinliklerde palyaço gibi performanslar sergileyerek katil palyaço olarak ün kazandı. Gençleri bu etkinliklerden kaçırdıktan sonra Chicago’nun dışındaki evine geri götürür, kurbanlarını boğarak öldürmeden önce işkence eder ve aşağılardı.

5. Jaffrey Dahmer (Milwaukee Canavarı/Yamyamı)

Dahmer, eş cinsel barlarda ve diğer halka açık yerlerde çoğunlukla Afro-Amerikan erkekleri hedef alan bir seri katildi. Onları evine çektikten sonra bayıltacak ilaçlarla dolu alkol vermeye kalkardı. Kurbanlar bayıldıktan sonra onları boğarak öldürüyordu. Kurbanları öldükten sonra, Dahmer cesetlerle cinsel ilişkiye bile girdi. Bununla birlikte Dahmer’in en kötü yanlarından biri ise kurbanlarının kafatasları veya cinsel organları gibi onları anımsatacak şeyleri saklamasıydı ve daha kötüsü Jaffrey Dahmer cinayet ve parçalama sürecinin fotoğraflarını çekerdi böylece her eylemi işledikten sonra hatırlayabilir ve yeniden yaşayabilirdi.

6. Ted Kaczynski (Unabomber)

Ted Kaczynski, endüstrileşmiş toplumu eleştirmenin bir yolu olarak bu tip bombalı eylemleri gerçekleştirme yolunu seçiyor. 1975-1995 tarihleri arasında gerçekleştirdiği bombalı saldırılarda 23 kişinin yaralanmasına 3 kişinin ölümüne sebebiyet veriyor. Ayrıca Ted, eylemlerini üniversiteler ve uçaklarda gerçekleştirdiğinden University ve Airline kelimelerinden gelen ‘UN ve A’ kısaltmaları ile birlikte bombacı anlamına gelen ‘bomber’ kelimesinin birleşmesinden oluşan Unabomber takma adı ile anılıyor.

7. Dennis Rader

Dennis Rader, 15 Ocak 1974’te ilk cinayetlerini işledi ve ikisi çocuk olmak üzere dört aile üyesini Wichita’daki evlerinde boğdu. Olay yerinde kendisine ait meni bulundu ancak kurbanların hiçbiri cinsel saldırıya uğramamıştı. Rader evden bir saat ve sonraki kurbanlardan hediyelik eşyalar (genellikle iç çamaşırı) aldı. Nisan 1974’te Rader, başka bir Coleman çalışanı olan 21 yaşındaki bir kadını hedef aldı. Ancak evine girdikten sonra, vurulmasına rağmen kaçmayı başaran erkek kardeşiyle de karşılaştı. Rader kaçmadan önce kadını ölümcül bir şekilde bıçakladı.

8. Ted Bundy

Bazı kurbanlarının cesetlerini evinde pişirdiği, etrafa korkunç kokular yayılmasına rağmen komşuların polislere; eğitimli, yakışıklı çok efendi bir çocuk diye ifade verecek kadar güvenmeleri nedeniyle ele geçirilemediği, ilk yakalanışında saldırdığı kızlardan birinin nasılsa aşık olduğu için polise bunu söylemeyip bile bile serbest kalmasını sağladığı “şehir efsaneleri” olarak söylenir durur. Ted Bundy; gayri meşru çocuk olduğu, hayvanlara işkence eden bir büyükbabanın yanında büyüdüğü ya da çok sevip de terk edildiği sevgilisi yüzünden seri katil olmadı. İstediği için kadınları öldürdü tezini savunanlar da vardır.

9. Albert Fish (Brooklyn Vampiri)

İdrar içme gibi davranışları olan Albert, kendine zarar vermekten zevk duyuyordu. İçinde bulunan başkalarına acı çektirme arzusu, onu dünyanın en yaşlı seri katilleri arasına soktu. Yakalandığında 3 kişiyi öldürdüğünü itiraf etse de aslında bu sayı 100 civarındaydı. İnsanlara işkence ve tecavüz eden Brooklyn Vampiri, aynı zamanda bir yamyamdı. Kurbanının annesine gönderdiği mektupla kadının çocuğunu nasıl yediğini anlatmaya kalkışması hikâyenin sonu oldu. 65 yaşında yakalanan Albert Fish sonrasında idam edildi.

10. Samuel Little

Samuel, suç dünyasının kapılarını hırsız olarak aralamıştı. Kapıdan içeri girdiği zaman eylemlerine tecavüzü ve cinayeti eklemekten kaçınmamıştı. Siyahi kadınlar arasından seçtiği kurbanlarını boğarak öldürüyordu. 1970 ve 2005 yılları arasında işlediği 93 cinayet, 2012’ye dek gizli kaldı. Yakalanmamasının en büyük nedeni, öldürdüğü kişilerin seks işçileri ya da evsizler olmasıydı. Modern teknolojiyle yapılan soruşturma, dönemin karanlık sırlarını açığa çıkardı. 2014 yılında tutuklanan Samuel Little, FBI tarafından ABD tarihinin en azılı seri katili olarak tanımlandı.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir