GSYH’deki payı artan Ar-Ge harcamaları yüksek katma değerin habercisi

Türkiye ekonomisinin bü­yümede nitelik kazanma­sı için imalatın tüm hal­kaları tarafından dile getirilen başlıca söylemin ‘katma değerli üretim’ olduğunu biliyoruz. Yani siz inşaata dayalı bir büyüme mo­deli benimseyebilirsiniz fakat bü­yümenin nitelik kazanması için yüksek teknolojiye dayalı ürün­lerin küresel pazarda dolaşma­sı ekonominizin diri kalmasını sağlar. İşte katma değerli üretim yapmak için de Ar-Ge faaliyetle­rinizi bir kurum kültürü haline getirmelisiniz. Peki mevcut ger­çekleşmeler ışığında Türkiye’de bu alanda bir bilinç var mı?

Performans artışı vurgulandı

TÜİK tarafından 19 Ekim 2022 tarihinde açıklanan 2021 yı­lı Araştırma-Geliştirme Faali­yetleri Araştırması, 6 Mart 2023 tarihinde revize edilerek, 2015- 2021 yılı revize verileri kamuoyu ile paylaşıldı. Gayrisafi Yurt İçi Ar-Ge harcaması 2021’de bir ön­ceki yıla göre 32 milyar 670 mil­yon Türk Lirası (TL) artarak, 101 milyar 738 milyon TL’ye yüksel­di. Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki oranı 2020’de yüzde 1.37 iken, 2021 yılında yüzde 1.40’a ulaştı.

Milli Teknoloji Hamlesi kap­samında Ar-Ge ve yeniliğe ya­pılan yatırım ve odaklanmanın sağladığı performans artışı ulus­lararası raporlardaki Türkiye değerlendirmelerine de yansıdı. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2022 İlerleme Rapo­ru’nda bilim ve araştırma alanın­da Türkiye’deki araştırma sevi­yesinin ileri düzeyde olduğu ifa­de edildi.

Özel sektör itici güç

Türkiye’nin 2021 yılında Ar- Ge harcamalarında özel sektö­rün payı ise yüzde 61.3’e yükseldi. 2020 yılında bu oran yüzde 55.8 idi. 2021 yılında özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payını yüzde 34.2 ile yükseköğretim ta­kip etti. Kamu Ar-Ge harcamala­rının toplam Ar-Ge harcamaları içindeki payı ise yüzde 4.5 oldu.

İşin finansman boyutuna ba­kıldığında ise özel sektör yüzde 54.6 ile Ar-Ge finansmanında ilk sırada yer aldı. 2020 yılında bu oran yüzde 49.6 idi. 2021 yı­lında özel sektörü yüzde 27.5 ile kamu, yüzde 16.4 ile yükseköğ­retim, yüzde 1.5 ile yurt dışı kay­naklar ve yüzde 0.03 ile diğer yurt içi kaynaklar takip etti.

Öte yandan, özel sektör tara­fından 2021 yılında gerçekleş­tirilen 62 milyar 400 milyon TL Ar-Ge harcamasının yüzde 53.5’i Ar-Ge merkezlerinde gerçek­leştirildi. Ar-Ge merkezlerinde faaliyet yürüten girişimler çalı­şan sayılarına göre incelendiğin­de ise Ar-Ge merkezlerinde ya­pılan Ar-Ge harcamasının yüz­de 85.1’inin 250 ve üzeri çalışanı olan girişimler tarafından yapıl­dığı görüldü.

İmalat sanayinde Ar-Ge faali­yeti yürüten girişimler teknoloji düzeylerine göre sınıflandırıldı­ğında 2021 yılında imalat sana­yinde gerçekleştirilen 35 milyar 613 milyon TL Ar-Ge harcama­sının yüzde yüzde 46.3’ü yüksek teknoloji faaliyetinde yer alan gi­rişimler tarafından gerçekleş­tirildi. İmalat sanayindeki top­lam Ar-Ge harcamasının yüzde 39.6’sı orta yüksek teknoloji faali­yetindeki girişimler, yüzde 9.6’sı orta düşük teknoloji faaliyetinde­ki girişimler ve yüzde 4.5’i düşük teknoloji faaliyetindeki girişim­ler tarafından yapıldı.

Bir ülkenin Ar-Ge faaliyetleri­nin sonuca ermesi için olmazsa olmaz unsurlardan biri de insan kaynağı. Bu konuda da kayda de­ğer gelişmelerden söz edebiliriz. Tam Zaman Eşdeğeri (TZE) cin­sinden 2021 yılında toplam 221 bin 811 kişi Ar-Ge personeli ça­lıştı. Bir önceki yıla göre TZE cin­sinden Ar-Ge personeli sayısın­daki artış yüzde 11.3 oldu. Dokto­ra veya eşdeğeri araştırmacıların toplam Ar-Ge personeli içindeki oranı yüzde 31.2; TZE bazında ise yüzde 18.3 olarak gerçekleşti.

2021 yılında toplam Ar-Ge personeli içinde özel sektörün payı yüzde 67.4’e çıktı. 2020 yı­lında bu oran yüzde 65.3 idi. Özel sektörün TZE Ar-Ge personeli sayısı bir önceki yıla göre yüzde 14.8 artarak, 149 bin 569’a ulaş­tı. TZE cinsinden toplam Ar-Ge personelinin yüzde 28.2’si yük­seköğretimde ve yüzde 4.4’ü kar amacı gütmeyen kuruluşların da dâhil edildiği kamu sektöründe yer aldı.

Kadının gücü de işin içinde

TZE cinsinden kadın Ar-Ge personel sayısı ise 2021 yılında 71 bin 301 kişi ile toplam Ar-Ge personel sayısının yüzde 32.1’ini oluşturdu. Sektörler itibarı ile TZE cinsinden kadın Ar-Ge per­sonel oranı yükseköğretimde yüzde 45.7, kâr amacı gütmeyen kuruluşların da dâhil edildiği ka­mu sektöründe yüzde 30.4, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 26.6 seviyesinde. Bir ba­kıma kadının gücünün bu alan­da da itici olacağını söylemek mümkün.

Yüksek teknolojiye dayalı araştırma sayıları artıyor

Türkiye ekonomisinin katma değer yolculuğunda önemli parçalardan birini imalat sanayi meydana getiriyor. Ar-Ge faaliyeti yürüten girişimlerdeki araştırmacı sayıları incelendiğinde 2021 yılında en fazla araştırmacı, yüzde 46 oranı ile orta yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler tarafından istihdam edildi. Bunu yüzde 31 ile yüksek teknoloji faaliyeti yürüten girişimler takip etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir